<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yayınlanmamış Eserler &#8211; Bedrettin Şimsek</title>
	<atom:link href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr/category/yayinlanmamis-eserler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bedrettinsimsek.com.tr</link>
	<description>Türk Edebiyatının en tehlikeli yazarı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Jan 2020 13:39:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.2</generator>
	<item>
		<title>Doğanın Düzeni</title>
		<link>https://www.bedrettinsimsek.com.tr/doganin-duzeni</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2012 21:47:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yayınlanmamış Eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni çıkan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bedrettinsimsek.com.tr/?p=470</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadece  yazılması  ve  yayınlanması  değil,  kendisinden  söz  edilmesi  de  cesaret  gerektiren  bir  kitap  yazdım.  Bu  kitabı  bir  cehennemin  kenarında  durarak,  gerçek,  ateşin içinde nasıl  görünürse öyle  yazdım.  Bu  fikirlerdeki  hararetin  kaynağını  onların  kızgınlık  yaratan  etkisinden  çok,  beni  bir  an  bile  olsun  bırakmayan  o  cehennemde  aramak  gerekir. (Kitabın girişindeki yazarın notundan) ‘Eğer şimdiki haliyle yayınlanırsa iki&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr/doganin-duzeni">Doğanın Düzeni</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr">Bedrettin Şimsek</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sadece  yazılması  ve  yayınlanması  değil,  kendisinden  söz  edilmesi  de  cesaret  gerektiren  bir  kitap  yazdım.  Bu  kitabı  bir  cehennemin  kenarında  durarak,  gerçek,  ateşin içinde nasıl  görünürse öyle  yazdım.  Bu  fikirlerdeki  hararetin  kaynağını  onların  kızgınlık  yaratan  etkisinden  çok,  beni  bir  an  bile  olsun  bırakmayan  o  cehennemde  aramak  gerekir<em>.</em></p>
<p>(Kitabın girişindeki yazarın notundan)</p>
<p><em>‘Eğer şimdiki haliyle yayınlanırsa iki yüz sayfayı geçecek bu felsefi kitabı 1999 yılı Ocak Temmuz ayları arasında yazdım ve taslak halinde bıraktım.  Bugün bu esere baktığımda onu mükemmellikten çok uzak buluyorum. Fikirler dağınık, pek çok yerde dil yanlışı var, cümleler kopuk, kopuk, ifadeler arasında bütünlük yok. Üstelik kötü yazılmış. Düşünceler bizi bir sonuca vardırmadığı gibi kitap aslında bize yeni bir şey söylemiyor. Yani yayınlanması gereksiz. Pek çok kez bu eseri yok etmeye yeltendim ama yapamadım. Ben sağken bu kitabın yayınlanmasını asla kabul edemem.  Ama ben öldükten sonra bir yayınevi isterse bu eseri yayınlayabilir. Ben hayattayken eserlerimi yayınlamayı kabul etmeyen yayınevlerinin ben ölünce kitaplarımı yayınlayacaklarını biliyorum. Bunun için bir kaç sebep sayabilirim. Birincisi bir ölü onlar için her zaman değerlidir. Benim ölüm de dirimden daha kıymetli. Bazı çok değerli diriler ölünce kıymetsiz bir ölüye dönüşür, benim gibi kıymetsizler de ölünce değerli bir ölü olur. Yalnız bu eser yayınlanacaksa onun kötü bulduğum için ‘Tehlikeli Düşünceler’ kitabıma almadığım sözlerle birlikte yayınlanması uygun olur. Bu yüzden ‘Tehlikeli Düşünceler’ adlı kitabımın ilk halini de ‘Doğanın Düzeni’ ile birlikte yarına bırakıyorum.</em></p>
<p><em>Bedrettin Şimşek’</em></p>
<p><center></center></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr/doganin-duzeni">Doğanın Düzeni</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr">Bedrettin Şimsek</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeviri: Blood-Dark Track</title>
		<link>https://www.bedrettinsimsek.com.tr/ceviri-blood-dark-track</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2012 21:45:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yayınlanmamış Eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni çıkan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bedrettinsimsek.com.tr/?p=465</guid>

					<description><![CDATA[<p>A Family History by  JOSEPH O’NEİLL ‘Bu romanı yıllar önce Çitlembik Yayınevinin isteği üzerine çevirdim ve bu çeviri tamamlanmış olmasına rağmen yayıneviyle aramda çıkan anlaşmazlık nedeniyle yayınlanmadı.  Çünkü İngilizce eser öyle tumturaklı bir dille yazılmıştı ki, ondan anlamlı cümleler çıkarabilmek için çok uğraştım. Türkçe ve İngilizce arasındaki farklılık bu zorluğu arttırdı.  Sonunda ortaya yazarın değil,&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr/ceviri-blood-dark-track">Çeviri: Blood-Dark Track</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr">Bedrettin Şimsek</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>A Family History by  JOSEPH O’NEİLL</p>
<p>‘Bu romanı yıllar önce Çitlembik Yayınevinin isteği üzerine çevirdim ve bu çeviri tamamlanmış olmasına rağmen yayıneviyle aramda çıkan anlaşmazlık nedeniyle yayınlanmadı.  Çünkü İngilizce eser öyle tumturaklı bir dille yazılmıştı ki, ondan anlamlı cümleler çıkarabilmek için çok uğraştım. Türkçe ve İngilizce arasındaki farklılık bu zorluğu arttırdı.  Sonunda ortaya yazarın değil, ancak benim diyebileceğim bir eser çıktı. Nitekim O’Neill’in diğer çevrilmiş eserlerine baktığımda bunun böyle olduğunu daha iyi görüyorum. Sanırım çevirmenler bir kitabı çevirirken yazara sadakati önde tutuyorlar. Bunun öyle olması gerektiği kuşkusuz.</p>
<p>Benim kusurum, özünü yansıtabilmek adına esere sadık kalmamam oldu. Yani cümleleri aynen kelimesi kelimesine çevirseydim anlatmak istenileni anlatamamış olurdum. Çünkü O’Neill öylesine ağdalı cümleler kuruyor ki, bunları olduğu gibi Türkçeye aktarmak eserin ruhunu bozardı. Ben o cümleleri basitleştirdim, kısalttım, uzun ağır cümleleri az ve öz sözle dile getirmeye çalıştım. Böylece eseri örten gereksiz kelimelerin yalancı pırıltısı değil, anlamın güzelliği öne çıktı. Çünkü sade bir dil olan Türkçe ağdalı cümlelere müsait değil. Ayrıca Türkçede çok az kelimeyle en derin anlam ifade edilebilir. Ne yazık ki bugün gevezelikle ustalık birbirine karıştırılıyor, yazarlığın hala süslü cümleler kurmak, anlamlı anlamsız şeyleri abartmak olduğu sanılıyor. Bu bende dehşet uyandırıyor; çünkü daha çok bir ölüyü süslemeye benziyor. Elbette yazarın başta gelen görevi anlaşılır olmaktır. Türkçe, yazarın ihtiyaç duyduğu sadelik için uygun dildir.</p>
<p>Türkçenin başka dillere olan üstünlüğü ne kadar yalın olursa cümlenin içindeki fikri o kadar iyi aksettirebilmesidir. Türkçe bir şeyi uzun uzun anlatmak isteyen yazarın önüne engeller koyar ama kısaca söylemekle yetinen yazara sonsuz imkân bağışlar. Oysa O’Neill, yazarlığını konuşturduğu yerde okuyanı yoruyor, şatafatı can sıkıyor. Aklına gelen her şeyin mükemmel olduğunu sanıyor. Yazdıklarını bir süzgeçten geçirmiyor. Kısaca yapıtı berrak değil. Türkçenin doğasına aykırı bir şeyi ben nasıl Türkçeye çevirebilirdim? Bunu sadece yazar olmayan, çevirmen olmakla yetinen biri yapabilirdi. Bu çeviri benim Türkçenin özünü tanımamı sağladı. Unutmayalım ki, bir eserin güzelliği, o eser bir çeviri de olsa, yazarın dile aşkını açığa vurur. Hayranlık uyandıracak bir yapıt ortaya koymak için önce o dile hayran olunmalıdır. Bu yüzden önümde iki yol vardı. Ya kendi dilime duyduğum sevgiyi göz ardı edip eseri canım sıkıla sıkıla çevirecektim. Bu durumda okurun da sıkılmaması mümkün değildi.. Ya da kendi dilime duyduğum aşkın bana bir günah işletmesini göze alıp, eserin derinlerinde gizli mizahı iyice ortaya çıkaracak, romanın hoş taraflarıyla kendimi eğlendirecektim.</p>
<p>Ben ikinci yolu tuttum ve sonunda ortaya sadece İngilizce dilbilgisiyle değil, hayal gücüyle de oluşturulmuş, adeta Türkçede yeni baştan yazılmış, yayınevini pek kızdıracak bir sonuç çıktı. Doğal olarak kitap basılmadı. Çünkü bir çevirmenlik suçu olarak ilan edildi.’</p>
<p><center></center></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr/ceviri-blood-dark-track">Çeviri: Blood-Dark Track</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.bedrettinsimsek.com.tr">Bedrettin Şimsek</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
